Slogan
Ana Sayfa / Ceza Hukuku


Ceza Hukuku geniş çerçevede suçlar ve cezaların oluşumudur. Yaşadığımız toplumda düzeni sağlayan kişilerin çıkarlarını gözeten devletin belirlemiş olduğu belli bir takım davranışların yapmak yada bu davranışlardan kaçınma konusunda kişilere yapmayı zorunlu kılan yine devletin yasaklamış olduğu davranışlardan kaçınma konusunda kişilere emirler veren bu emirlere uyulmadığı takdirde belli yaptırımlar ön görmüştür. Kısacası Ceza Hukuku bir takım yasakları ve bu yasaklara uyulmadığı takdirde yaptırımları belirler.

Toplumda yaşayan insanlar gerek psikolojik sorunlar sebebiyle gerekse sosyo ekonomik bunalım  yada kültürel gelenekler sebebiyle kimi zaman isteyerek kimi zaman ise baskılar sonucunda suç işleme eğilim içerisine girerler. Bu davranışlar neticesinde kanunlar tarafından yasaklanan eylemleri işleyerek sonuçlarında belirli cezalara çarptırırlar. Ülkemizde bu cezalar Türk Ceza Kanunu tarafından suçun şekli suçun işleniş biçimi ve yine saik ve sebepler dikkate alınarak kişiyi ıslah etme amacı güdülerek bu kişilerin bir daha suç işlemesini önleme ve topluma kazandırma amaç edinilmiştir.

Nüfus artışı ile suç oranını artması ülkemizde doğru orantılı olarak bir gidişhat sergilemektedir. Bu nedenle iş yükü daha fazla artmakta ve bu da yargılama sürecini uzatmaktadır. Uzayan yargılama süreci işlenen suçun cezalandırılması açısından dosyayı sürümcemede bırakması olayın mağdurları ve bu suçtan alınacak ceza karşısında ders çıkarması gereken suç işleme eğilim olan kişileri kötü yönde etkilemektedir. Bir ceza yargılamasında gerek mağdur gerek katılan gerek ise de sanık açısından alınacak olan hukuki yardımın bu kişiler açısından büyük önem arz etmektedir.Tarafların yargılama sürecinde belirli hak kayıplarına uğramamaları, devam eden yargılama sürecinin takibi, gerekli mevzuat işlemlerinin yapılması, tarafların mağduriyetlerinin giderilmesi açısından alınacak hukuki bir yardım ilerleyen süreç içerisinde mutlaka lehlerine sonuç doğurucaktır.

İstanbul´da bu hususta Türkiye’de en fazla göç alan ve nüfusu en hızlı gelişen şehirler arasında yer almaktadır. Kalabalık nüfusun getirmiş olduğu en büyük dezavantajlardan bir tanesi suç oranının mevcut nüfus ile doğru orantılı olarak artmasıdır. Artan nüfus sayısı ile İstanbul Ceza Mahkemelerinde derdest dosya sayısı da artmakta ve bu da yargılama sürecini uzatmaktadır. İstanbul da suç oranı geçmiş yıllara nazaran her sene daha fazla artmaktadır.

Sonuç olarak  ceza avukatı olarak müdafiye  düşen görev Savunma, ceza yargılamasında sanığın üzerine atılmış kuşkuyu ortadan kaldırmak veya işlediği suça karşılık olarak lehe olan bütün hükümlerin uygulanmasını sağlamaya çalışmaktır. Mağduriyet halinde ise müvekkilin hak kayıplarının gözetilerek bu kayıpların ortadan kaldırılmasını sağlamaktadır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübesini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.